17 Haziran 2026 Çarşamba

İlkyazda İstanbul’da


 İlkyaz değiyor şehrin omzuna,

usulca çözülüyor kışın düğümleri.

Bir martı geçiyor göğün mavi defterinden,

beni anlatıyor, adımı yazmadan.


İstanbul bugün eski bir şarkı adeta;

yarısı hatıra, yarısı umut.

Vapur izlerinde dağılan güneş,

ince altınlar serpiyor sulara.


Bir zamanlar içimi üşüten ne varsa

çekilip gidiyor kıyılardan.

Rüzgâr dolaşırken saçlarımda

yeniden öğreniyorum hafiflemeyi.


Martılar bilir;

aynı göğü bin kere dolaşsan da

başka bir hikâyedir her dönüş.

İnsan da böyle işte;

bambaşka mevsimler yaşar aynı kalpte.


İlkyaz damlıyor güne.

Ne acelesi var, ne gecikiyor.

Bir pencere açılıyor içimde,

Boğaz’a bakan sessiz bir pencere.


Ve ben,

İstanbul’un kalabalığında 

kendime doğru yürürken,

uzakta dönen bir martının kanadında

umut kırıntıları görüyorum.


Belki budur mutluluk;

denizin tuzunu, göğün mavisini,

geçmişin gölgesini ve yarının ışığını

taşıyabilmek aynı nefeste.


Martı geçiyor.

İstanbul parlıyor.

İlkyaz, hiçbir şey söylemeden

kalbime yerleşiyor.


Neslihan K. T. 

7 Haziran 2026 / İstanbul 




23 Şubat 2026 Pazartesi

Ben Vazgeçmem

 . 


Ne zaman sustuysan

orada bittiğini sandın hikâyenin.

Oysa ben,

sessizliğinin içinden geçerek yürüdüm bize doğru.


Sen çoktan vazgeçtin benden, biliyorum.

Gözlerinin kıyısından düşen

o yorgun gölgeyi tanıyorum.

Adımı eskisi gibi söylemeyişinden,

cümlelerin arasına koyduğun mesafeden.


Ama ben…

ben asla bizden vazgeçmiyorum.


Senin beni terk etmenin

hiçbir önemi yok.

Çünkü bir insan gider,

ama iki kişilik bir inanç

tek başına da yaşar bazen.


Ben bizi asla terk etmeyeceğim.

Kapısını çekip çıkmayacağım

ortak hatıralarımızın.

Birlikte güldüğümüz o masayı

boş bırakmayacağım zamana.


Belki sen başka sabahlara uyanırsın,

başka şehirlerin rüzgârına karışırsın.

Ama ben,

adımızı içinde taşıyan o küçük kıvılcımı

söndürmeyeceğim.


Çünkü “biz”

iki kişinin aynı yerde durması değildir sadece;

biri gitse bile

diğerinin kalbinde nöbet tutmasıdır.


Sen vazgeçmiş olabilirsin.

Ben vazgeçemem.

Bir gün dönersin

bir gün özlersin

bir gün kırdığın kalbin acısını anlarsın diye değil—


Sadece

sevmenin yarım bırakılacak bir şey

olmadığını bildiğim için.










18 Ocak 2026 Pazar

Muazzam Bir İhtimaldin

 Muazzam bir ihtimaldin…

İnsanlığın iyi kalabileceğine olan inancımı besliyordum seninle.

 Bir insana da koşulsuz güveniyorum, sırtımı gönül rahatlığıyla yaslıyorum dediğimdin. 

Beni yarı yolda, darda, zorda bırakmaz, o omuz bana her şartta uzanır sanıyordum her ihtiyaç duyduğumda… 

Muazzam bir ihtimaldin… 


Sadece ismini zihnimden geçirdiğimde dahi yumuşacık ılık bir rüzgar esmişçesine huzur dolardı bedenime, 

Farkına bile varmadan tatlı bir gülümseme yayılırdı yüzüme


Muazzam bir ihtimaldin… 


Herkes gitse de sen bir şekilde benimle kalırsın sanıyordum. Onca güvenilmezliğe, kötülüğe, şiddete rağmen sırf sen varsın diye güzel kalabilenler olur sanıyordum


Muazzam bir ihtimaldin… 


Hep olursun, hep kalırsın sanıyordum

Sadece ölüm girebilir diyordum aramıza


Muazzam bir ihtimaldin…

 

Kırıp dökmezdin

Çekip gitmezdin

Sanıyordum


Sadece sandığımı anladım… 


Şimdi seni değil, senin temsil ettiğin ihtimali uğurluyorum.


Çünkü kaybettiğim sen değilsin

Muazzam ihtimallerin gerçek olabileceğine olan inancım…