27 Şubat 2012 Pazartesi

Büyük Kızım....

1997 idi
Hayatıma girip
Silinmesi imkansız izler bırakmaya başlaması
Çocukluğumdan beri bahçede sayısını anımsamadığım kadarına bakmıştım...
Ama hiç bana ait olamamışlardı
Kendi kendine geldi
Ben tesadüf olduğunu düşünmüyorum...
Ağaca çıkmış inemeyip ağlıyormuş, annem yan apartmanın kapıcısının oğlundan yardım istemiş de
beraber indirmişler
Sonra pist demiş, kışt demiş
gitmemiş
Neslihan akşam gelsin de sevdin biraz bari demiş
Akşam eve döndüğümde delirdim sevinçten
Oncasına bakmış sevmiştim ama
Bu kadar sevecen bir surat bu kadar güzel bakan gözler?
hatırlamıyordum
eski günlerdeki süreç başlamıştı, bahçede bakılıyor benim camımın içinde uyuyordu
önceki yıllarda böyle baktığım bir başka kedim Yumoş cama gelen bir kedi ile kavga edip kafasını demirlere vurup yok olmuş, bir daha dönmemişti, muhtemelen gidip bir yerde ölmüştü, kediler bunu yaparmış sahibine ölüsünü göstermek istemezlermiş...
bu güzel suratlının da başına böyle bir şey gelmesine gönlüm razı olamazdı
gençkızlık dönemlerimde hiç odamın kapısı açık uyuyamazdım hep kapalıydı
bunu da kullanarak güzel suratı mutfak kapısından dışarı bırakır anne-babama iyi geceler diler kapımı kapatır camdan koynuma alırdım
alışmıştı hemen cama koşardı
sabahları annem uyandırırdı beni
onun uyandığını duyar minik patisiyle pıtpıt vurup o gelmeden beni kaldırırdı pıt cama koyardım annem kapıma gelip beni uyandırmadan önce
iş yerinde tatsız bir dönem geçirmekteydim, eve gelir yatağımda gizlice ağlardım bazen, öyle anlarda hemen koşar gelir gözyaşlarımı yalardı
Rahmetli Babacığım (nurlarda uyusun canım benim) annemi ikna etmiş, "bunca yıldır istiyor alalım şu hayvanı belki düzelir ters giden işleri de" demiş
Bu sayede PANDA bizim ailenin bir ferdi oldu
kalıcı olarak yerleşti eve
gerçekten de tüm terslikler düzelivermişti çorap söküğü gibi ardarda
Başlarda koltuklara çıkması mutfağa girmesi falan hep yasaktı
Öyle iyi huylu bir kızdır ki yasakları delmeye teşebbüs bile etmedi
hep ben alıştırdım onu koltuklara çıkmaya da yatağa yatmaya da mutfağa girmeye de
tezgaha et konsun açlıktan ölsün tezgaha çıkıp almaya kalmaz hala öyledir
bir defa masaya atlamışlığı, tezgaha çıkmışlığı yoktur
Çok asildir
Firavun Kedisi der Büü ona :)))
Dişi olduğundan kısırlaştırma ameliyatı yaptırmıştık o zaman veteriner daha önce anne olduğunu söylemişti, o hakkını elinden almamış olduğum için sevinmiştim ve 2 yaşında demişti
o zamandan bu zaman 15 yıl geçti...
benim büyük kızım 17 yaşında yani.. yani o bir yaşlı aslında :(
evlenirken ben vermedi annemle babam biz yalnız kalmayalım hem eve bahçeye alışık hayvan diye
hala annemle
babam vefat ettikten sonra günlerce yatakta onun yerinde yattı kıpırdamadan..
kızım onunla kucak kucağa büyüdü
annem bodruma gittiğinde bize gelir ve sıksık anneme gittiğimiz için neredeyse hergün görüşürüz
bu ara soğuktan pek gidemedik bizim ev çok sıcak diye annem geliyordu
defne de ben de çok özlemiştik
dün defne gitti anneannesine dönüşte de alıp gelmişler yimiyumcuğumu
özleşmişiz sarmaş dolaş uyuduk gece
onca uzun zaman beraber yaşayınca miyavlama tonlarından bile farklı farklı söylemek istediklerini anlıyor insan
bazen yüzüme bakarken sanırım şimdi konuşacak diye geçiriyorum aklımdan
kara suratlı güzel kızım..
büyük kızım..
canım Pandam benim...

4 yorum:

hemera-nyks dedi ki...

Çok farklı oluyo sevgileri. Benim de Badem'm var. Onsuz naparım bilmiyorum, düşünmek bile istemiyorum. Rabbim uzun ömürler versin tüm masumlara..

nyks

kitap eylemcisi dedi ki...

Bazen bir kedi ya da bir köpek , adı ne olursa oolsun sevgi başka bir şey....

hüznün tadı dedi ki...

Panda'ya sağlıklı ömürler dilerim. Ne güzel mutlu olmuş ve mutlu etmiş.

Yazgüneşi dedi ki...

çoook teşekkürler tüm bu harika sözcükler için....