19 Temmuz 2012 Perşembe

Tutunabildim mi Tutunamadım mı Sorunsalı....

İlk gençlik yıllarımda okudumdu..
İz bırakmamıştı diyemem..zira iz bırakmaması imkansız zaten..
Ama o vakitler çok da anlamamıştım neden bunca önemli bir eser sayıldığını.. 18 - 19 falandım sanırım.. bilemediniz 20..
O yaşlarda "tutunamamak" nedir pek bilemiyor insan...
Kırklarında okumalı bu kitabı demişti birisi elimde gördüğünde.. Kimdi? anımsamıyorum, oysa böyle konularda çok güvendiğim bir hafızam vardır. öğretmenlerimden birisi olsa gerek.. yetişkin olmalı Kırklarını yaşamış biri..
evet evet öğretmendi kesin..
her neyse..
hep derdim kırkımda yeniden okuyacağım..
Bekleyemedim
dedim ki bir seneden bir şey olmaz 39 umda yeniden okudum..
ve o kişini neden "kırklarında okunmalı" dediğini çok iyi anladım..
haklıydı..
kesinlikle haklıydı...

şimdilerde sık sık düşündüğüm oluyor...

"Tutunamayanlar Ansiklopedisi"ne bir isim daha eklenebilir mi diye?

Neslihan Karayakaylar Tamyaman


tutunabildim mi hayata ben?
tutunamayan mıyım yoksa..
öyle sık tutunamayan hissettiğim oldu ki..
ama hep tutundum galiba


"Zaman, baş döndürücü bir hızla geçiyor. Ayakta durmasını bilmeyenleri yıkıyordu. Onlar, bir bakıma birbirlerine tutunduklarından, düşmediler"  sayfa 331

ben de Anneme, Babama, Ablama, birkaç gerçek dostuma ve Büü ve en çok da Defne'ye tutundum, tutunabildim sanırım.. bu yaşa gelebildiğime göre..
"tutunamayanlar" arasına almazlardı beni... almazlar yani...
arada tutunduğumu sandığım başkaları da oldu olmadı değil ya
o tutundum
ya da beni tuttu zannettiklerim
öyle olmadık zamanlarda
öyle olmadık biçimde itip popo üstü oturtuverdiler ki beni yere..
Neyse yolları açık olsun yine de...


" Günahlarımın ağırlığına dayanamıyorum Olric. Neden beni uyarmadın?
- Buna hakkım yoktu efendimiz. Öyle güzel gürlüyordunuz ki. Size kapılmamaya imkan yoktu. Çevrenizdeki bütün sahtelikleri öyle güzel aydınlatıyordunuz ki. Bir daha göremeyecekler sizin gibi bir devi efendimiz.
- Onların küçük yaşantılarının içinde bende küçülmedim mi Olric? Ucuzluk bana da bulaşmadı mı?
- Hayır, efendimiz. Öyle içten yaşadınız ki. Bu kısa süren aydınlıktan yararlanamayacaklar ne yazık ki. Acıtmayan karanlıklarına dönecekler. Onların, hissedemedikleri acılarını da siz içinizde taşıyacaksınız. Güzel bir rüyadan uyanmanın tatlı şaşkınlığını yaşayacaklar bir süre. Sonra unutacaklar. Unuttukları için de unutulacaklardır. Kendi güzelliklerini de -eğer güzellik varsa- unutacaklardır. Yalnız sizin içinizde yaşayacaklardır: bunu bilmedikleri için de, yaşadıklarını da bilmeyeceklerdir. Alışkanlıktan başka bir şey bilmedikleri için, sizin yokluğunuza alışacaklardır.
- Anlıyorum Olric. Neden daha önce söylemedin bana?
- O zaman yaşayamazdınız. Siz her şeyi yaşamalısınız efendimiz. Bütün güzellikleri görmelisiniz. İçinde en küçük güzellik olan bir şeyi bile tanımalısınız. Siz ne yaparsanız olur, efendimiz.
- Beni şımartıyorsun Olric.
- Zarar yok efendimiz: çünkü artık sizi kimse şımartmayacak.
- Beni korkutuyorsun Olric.
- Siz istemeyeceksiniz efendimiz. Güzellikleri kendiniz bulup çıkaracaksınız artık.
...
- Her gün yeni baştan yaşamak mümkün olacak mı dersin? Bir gün öncesine korkak bir bezirganlıkla sarılmadan yaşayabilecek miyiz? Yoksa, yarından korktuğumuz için, düne köle gibi bağlanacak mıyız? Yaşarsak göreceğiz Olric. Yaşamaktan korkmazsak göreceğiz. Ve bu dünyaya göstereceğiz. Onlar görmese de göstereceğiz. Gösterdiğimizi bileceğiz. Gitmeliyim Olric, hemen işe girişmeliyim."  sayfa 349-350-351





Ben bilemiyorum hala..
hiç bilemiyorum
Yaş handiyse kırk ama
nck
hala bilemiyorum
Tutunabildim mi?
Tutunamadım mı.....?
bilmiyorum..

ve bazı zamanlar
-tıpkı turgut özben gibi-
hakikaten nefes alamıyorum...


"‎-Nefes alamıyorum Olric.
Bu insanlar içinde kendime rol biçemiyorum...
Ah Olric, ölemiyorum bile!"






Tutunabildim mi?
Tutunamadım mı....?
bilmiyorum
bildiğimse zaman zaman gerçekten de yok yere kendimi azalttığım tıpkı Selim Işık  gibi...

"Bir silgi gibi tükendim ben. Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım. Mürekkeple yazmışlar oysa. Ben kurşun kalem silgisiydim. Azaldığımla kaldım." sayfa 598

fotoğraf: neslihan karayakaylar tamyaman

ve bu roman
bu şarkıyla daha özel sanki......

10 yorum:

cem dedi ki...

19 yaşında gerçekten anlamazdı insan. olağandışı durumları saymazsak ne yaşıyor ki insan 19 yaşına kadar.

ben kendi adıma ayakta olduğum halde bi halt yaşayamadığımı düşündüğümden kesinlikle tutunamayanlardan olduğumu kabul ediyorum.

sonra bu kitabı okumadığımı, eskiden bi ara çok okumak istediğimi ama herkesin dilinde bi tutunamayanlar olunca soğuduğumu belirteyim

ve sezen şarkıları güzeldir, kendi söylememiş olsa bile...

Yazgüneşi dedi ki...

herkesin dilinde dolana film kitp ve şarkılardan be de haz etmem pek.. hak veriyorum
ama bu roman biraz farklı sanki
pek herkesin dilinde değil aslında
ya da şöyle söyleyeyim
çpk bahsi geçer ama o bahsedenlerin büyük çoğunluğu okumamıştır da içinde alıntı cımzlanamalarını gündeme taşırlar
ya da ben öylesine sık rastladım

okuyanlar 3-5 defa okuyor zaten :)
çok kolay okunup anlanan bir roman değil
ama etkileyici
kırklı yaşşlarına geldiğinde kararını yeniden gözden geçirmek istersin belki kimbilir :)
daha genç olduğun fikri uyandı bende her nedense
neyse..
sezen şarkıları güzel evet.. bazı hayat görüşlerini hiç sevemesem de
onna ya yazılmış bu sözler...

derindenizbaligi dedi ki...

ben de henüz okumadım. bir gün okuyacağım. bir gün okuyacağımı hep bildim ama. =)

Yazgüneşi dedi ki...

kırktan sonra bitanesi kırktan sonra :))

peri padişahının kızı dedi ki...

ben okumaya çekinenlerdenim... ya içine çekerse bizi. karamsarlık seziyorum...

http://peripadisahininkizi.blogspot.com/

katılmanız dileğiyle...

ozgurtamsen.com dedi ki...

Ne çok mürekkeple yazılan, ne az kurşun kalem silgisi...Ve ne çok azaldığıyla ''Elveda'' diyen. Sevdiklerinin yakasına yapışmış, gözlerininin - yüreğinin ışığı sönmesin diye dualar ederek tutunmaya çalışan bir garip Özgür'den sevgiler size.

İbrahim dedi ki...

Ben kıtabı alalı 4-5 ayı gecıyor ama bır turlu sıra gelmedı onu okumaya. Yasta 23 40'ımı mı bekleyecem sımdı :)

Nehir İda dedi ki...

Hemen hemen aynı yaşlarda okumuşuz. İlk gençlik yıllarımızda. Evde en çok yıpranmış kitabımızdır.Hala ara ara açarım.

Yalnız canım Tutunamayanların bir grup kitlesi var ki sadece onlar doğru anlamıştır diğerleri pek anlamazlar.Mutlaka denk gelecektir sana da. Ne zaman iki satır yer versem link verip aslında kendilerinin nasıl da derinlemesine kavradığını anlatırlar.

Herkeste ve dediğin gibi her yaşta bambaşka bir tad, korku, tutku her ne denirse işte

b3ngü dedi ki...

Ne güzel oldu bu yazıya rastladığım gece gece :) Çok güzel olmuş ellerinize sağlık (:
Ben daha 40 değilim hatta 30 da değilim sadece 20'yim ama yine de istedim okumak. Zaten aklımda olan bir fikir tekrar harekete geçti ve sanırım 40'ımda tekrarlayacak olsam da şimdi de okumak, yarından itibaren başlamak istiyorum :)

Yazgüneşi dedi ki...

peri padişahının kızı, hoşgeldiniz :)

romanın tuhaf bir aurası olduğu doğru
içine de alıyor insanı da
karamsarlığa kapılmaya sebep olmaz diye umuyorum okursanız.. :)

sevgili özgürtamşen bir tutunmaya çalışandan da size selamlar :)

ibrahim, elbette okumalısın :) burada yazdıklarım tamamen benim şahsi fikirlerim :)

Ebrucanım o tutunamayanlar ekibi henüz düşmedi sayfama :)
bakarsın düşereler..
senin de sevdiğini biliyorum bu romanı..
ayrı bir dünya sanki ...

sevgili bengü :)
ne güzel özendirdiysem
elbette oku
bakarsın sen de ben gibi kısklarında tekrarlamak istersin
olur ya