5 Ağustos 2013 Pazartesi

Cankızıma bir özür olsun....

Cankız;...

Seni çok özlüyorum... Bugün teyzen seramik dersin sırasında çekilmiş bu fotoğrafını yükledi facebooka; gözlerim pıtır pıtır doluverdi hemen görünce... Yanında olabilseydim keşke...





Evet seramik dersleri alıyorsun Bodrum'da. Çok yetenekli bulmuş seni Esra öğretmenin. Ben de Ankara'da araştırdım biraz ama kayda değer bir yer bulamadım ne yazık ki ders veren. Burada da devam etmeni isterdim oysa.. Dur bakalım bulunur belki.

Sen daha minicik bir bebecikken sanat tarafının ağır basacağını sezmiştim küçük cimcimem... Bu sezgimde hiç yanılmadığım bir tarafa günden güne kuvvetlendi bu düşüncem.

Dilerim seni mutlu edecek bir yol çizebilirsin kendine birtanem. Ben gibi, baban gibi hatalı meslek seçimlerine mecbur kalmazsın umarım... Umarım dilediğini yapabildiğin bir ülkede yaşıyor olabilirsin her şeyden önce...

Yurdumuz çok zorlu sınavlardan geçiyor prensesim. Çok çok zorlu.. ve ben bazen seni böyle bir ortama, böyle bir dünyaya getirdiğim için yüzüne bakmaya utanıyorum. Çok saçma şeyler oluyor ülkemizde Defnem... Küçücük çocuklara tecavüz edenler suçsuz.. hamilelik gibi bir mucizeyi gerçekleştiren kadınlar terbiyesiz ilan ediliyor mesela...  Zor inanması haklısın.. Biz de inanamıyoruz zaten.

Bugün kararları açıklanan düzmece bir davada yurdumun kimi aydınları, subayları, gazetecileri, nice niceleri abuk subuk cezalar aldı Defne biliyor musun?
Mantığa aykırı bir sürü saçmalıkla dolu kararlar bebeğim...
Müebbet hapis vermişler ceza olarak bir kısmına -- müebbet nedir sen bilmezsin; bilme de zaten; hiç öğrenmesen keşke ah..
müebbet ömür boyu demek meleğim; ölene dek yani..
buna ek olarak bir de 80 yıl eklemişler kararı açıklarken..
hukuki olarak vardır belki açıklaması, hoş hukuk da kalmadı ya..
neyse ne anlamsız işte...
öldükten sonra artı seksen yıl hücrede mi tutacaklar cezası bitmedi diyerek cennazeyi?!..

Sana bunları anlatmak ne kadar zor benim için kızım bilsen..
Küçücük kızına mektuplarında güzelliklerden söz etmek ister oysa her anne..
Ama şimdilerde gerçeğimiz bunlar bebeğim..
acı gerçeğimiz..

bil

öğren

hiç unutma istiyorum...

kulağına küpe olsun bu yaşananlar
ama asla ... asla benliğinden ödün verme.. 3 -5 kansız gibi ideolojini satma istiyorum.. Sen Atatürk Cumhuriyeti çocuğusun.. sahip çık istiyorum...

Bir parktaki yeşili korumaya çalışırken devlet terörü ile darmadağın edilen iyi niyetli çevrecilerin uğradığı saldırıyı protestolarla başlayan "Gezi Parkı Eylemleri"ni, "direniş"i hiç unutma... Haksız yere, yok yoluna ölen, sakat kalan, yaralanan, gözaltına alınan, hakarete uğrayan insanlar oldu -- oluyor bu ülkede kızım
hiç unutma...

Keşke daha iyi bir dünyaya doğurabilseydim seni.. keşke daha güzel.. adil bir ülkede yaşatabilseydim..
Elimden gelmedi yaşam sebebim..
Elimden gelemedi..
Lütfen bebeğim
lütfen
bağışla beni.....

2 yorum:

Renkli Masallar dedi ki...

okurken tüylerim diken diken oldu, kalbimin bam teline değdiniz kaleminize fikrinize sağlık!

Yazgüneşi dedi ki...

Zaten son dönemde tüylerimizi hep hazırda beklemiyor mu diken diken olmak için
güzel düşünceleriniz için sonsuz teşekkürler :)