3 Mayıs 2010 Pazartesi

Çok da planlı yaşamamak lazım aslında.....

O mu
Bu mu Şu mu
Şöyle mi yapsak
Böyle mi etsek
deeeeerkeeen
hiçbirini yapamadık
kapak oldu elimize plan program...

Başından başlayım en iyisi
Cuma akşam derse gittim, caponu anneme bırakıp, ders sırasında deprem oldu, Etimesgut merkezli 3 küsur şiddetindeymiş ama bayağı bir sarstı, yeryüzüne yakındı belki de. Ödüm koptu. Deprem fobim var benim.
Evet evet hayatta ciddi anlamda korkutan beni iki doğa olayından brinci sırada deprem gelir
ikinci sıradaki gökgürültüsü
evet biliyorum ikincisi çok çocukça ve çok salakça
ama öyle, daha önce söz ettim sanırım, Bir hikayesi var küçüklüğüme dayanan
nessseeee
Ders sırasında sarsılınca biz bi allak bullak olduk, ayakta olduğundan hoca anlamadı ve sanırım çok da ciddiye almadı, lakin ben ayaklanıp "ben bi su içeyim" dediğim vakit suratımdaki ifadeyi görmüş olmalı ki, ara verelim kendinize gelin deme ihtiyacı hissetti...
Annemi aradım hemen capon korktu mu demek için ama hissetmemişler bile sonra da Büü'yü aradıım, o da hissetmemiş
Bir ara dedim hatta ulen bu zıkıımın merkez üssü Vişneliğin altı mıdır nedir ehühehe...
Ders sonrası Büü'nün de katılımıyla bir grup yemeğe kalıp laklak cak cak ettik, geç döndük eve bir hayli.
Cumartesi 1 Mayıs ve resmi tatil olduğundan Büü işe gitmeyecekti, ama sabah erken kalkıp ODTÜ'ye tenis oynamaya gitmiş, caponda olmayınca ben uyumuş kalmışım, çalan telefona uyandım. Annemmiş, kız seni istiyor, keyfi yok dedi.
Annemin kızın keyfi yok lafıyla benim de tüm keyfim kaçtı haliyle... O arada Büü geldi, duş aldı, torişe kahvaltıya gittik...
Sezonun ilk kahvaltısını yaptık bahçede, pek hoştu
Ama capon lastik gibi sünüyordu...
Yemek sonrası park istedi

Götürdük



Ama hiç hali yoktu, gönlünce oynayamadı, midem bulanıyor falan dedi. Boğazına baktık ki coooort. Nüksetmiş bizimkinin bademcik iltahabı.




hemen antibiyotik aldık bir tertip daha geçelim üstünden diye.




Elektrik süpürgemiz bozulmuştu, yenisini alırız diye çıkmıştık evden ama baktık capon kötü dönüp torişe bıraktık onu Büü ile tekrar çıktık





7. cadde gezmesi alışverişi yaptık azıcık
Hafta için zıvanadan çıkmışçasına kendimden geçip 4 tane ayakkabı almış vaziyette buluvermiştim kendimi ama bir tanesi siparişti. Aramışlardı geldi diye onu teslim almaya da uğradık. Yine dalacaktım ayakkabılara ya Büü'nün şerrinden korkup gaz kestim ufaktan.
(sipariş ettiğim elime ulaşmadan çekmiştim fotoğraflarını, ona sebep karde üç çift var, bir de lacivert eklendi bunlara :))

Sipariş ayakkabım lacivertti ya, çanta da lazım tabi, Yaptırayım dedim abartı bir fiyat çıktı ortaya malzeme deri olunca
"yok yaaa dedim o fiyata 4 ayakkabı aldım ben" heheh
biraz çanta aradık bulamadık, süpürge de bulamadık istediğimizce. Büü yaz lastiklerini taktıracaktı arabanın. Ben anneme döndüm çay keyfine o lastikçiye







Caponumun kıpırdayacak hali yoktu, o yerinde duramayan kıpırdak kuzum ööle yatıyodu kuzu kuzu içim gitti :(

Akşam yemeği yiyip bir ara Büü ile Malltepe Park'a Darty'ye zıpladık, süpürge işini halletmeye, ettik neyse; iyi oldu o da çıktı aradan

Pazar günü için bir türlü bir mutabakata varamamıştık Büü ile
oraya mı gitsek buraya mı
Anneleri de alalım Eymire idi ilk plan
sonra ben Ayşeyle konuştum Eskişehir mi yapsak ki diye
Anneleri de alıp eskişehire mi gitsek ki oldu kafamda
Özlem Kale yapalım tüm pulbiber diyordu
(Pulbiber bizim preje grubunun adı, ben koydum:) yakışmış mı? ehühehe; Eskilehir gezisinden kalma bir hikayesi var)
Büü yü de arkadaşları aramış Abant demiş
sonra Düzce şelalelere dönmüş plan falan
Kısacası Post'a giriş paragrafımda sözünü ettiğim hikaye buydu
O Bu Şu derken
Hepsi yalan oldu
Sabah uyuyakalmışım Büü kaldırmamış
Yazık ütü yapmış yine
iki haftadır ona kalıyo ütüler, kötü hissediyorum...
Ben kalkınca bi koşu markete gidip sonra da hoş bi pazara kahvaltısı patlattım ortaya
kahvaltı sonrası evi süpürüp sildik büüyle birlikte, balkonları yıkadım
balkonda oturdum azıcık hava nefisti
ve kıç gezdirmekten evimin ne derece zevk-ü sefa mekanı olduğunu unuttuğumu fark ettim...
Capon iyiydi
antibiyotik işe yaradı hemen neyse ki
başlamasak kesin devrilecekti yine, boğazı beyazlaşmıştı yeniden :(
yazıııık
Evi adam ettikten sonra biraz
-ki bayağıdır ihmal etmiştim, hani kadın temizliyor ama nereye kadar azıcık insanın kendi eli değmeli, ama bu ara geze geze girişemediydim, iyi oldu-
Sonra giyinip çıktık, Anıtkabir'de fotoğraf çekmek istiyordum ne zamandır, bugüne kısmetmiş, oraya gittik








Hava harikaydı, kalabalıktı bir hayli
Birkaç tane iyi sayılabilecek kare yakalamışım...



























Anıtkabir sonrası Elvankete gittik Hülya Abla'ya
Aygül Annem hastaydı :( geçmiş olsun diyelim ayrıca caponu özlemişler, capon onları özledi görüşelim diye
Oturduk
sohbet muhabbet
Capon deniz kabukları ve guaj boya götürmüştü
onları boyadık
yemek yedik
çay içtik
geldiiiik eve
caponcuk yolda uyuyakaldı
pijamasını giyerken uyandı
kitap okutturdu bana prenseslisinden- :)
ve sonra ben alıp biramı bilgisayarın başına oturdum, resim aktaranzi, resim düzenleyenzi, blog yazanzi...

(Aaaa Darty'den elektirik süpürgesi alırken bir tane de 1 TB'lik taşınabilir harddisk aldım kendimeeee, indirim varmış, fotoğraf depolamaya; çok iyi denk geldi...
yoksa fotolardan iflasın eşiğindeydi hem ofis hem ev bilgisayarım)

Aaaa ne çok yazmışım
peees olsun bana
sustum ve yok oldum
.....
...
...

6 yorum:

Deniz dedi ki...

geçmiş olsun capona:)
insan hareketli görmeye alıştığı yavru kuşu öööle yatar görünce çok tuhaf oluyor gerçekten

Yazgüneşi dedi ki...

teşekkür ederiz çok
yaaa evet yaaa
hele ki bizim capon gibi motor kıvamlı bi çocuksa...
ama iyi şimdi şükür ki

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

ay ay çok geçmişler olsun
capon aynı dert sendedemi var :( bizimide en çok boğazlardan hasta olur :( öptüm seni geçmişler olsun
harddisk çok iyi denk gelmiş benimde acil almam lazım. yoksa bizimde atacak yer almadı foto :D

Yazgüneşi dedi ki...

ayyy kıyamam bu minikler
hiççç hasta olmasalar keşke
ama neyse
Allah dermansız dert vermsin ddeğil mi ama

valla lazım disk misk
hayır bu foto işi dipsiz kuyu zaten
dştün mü yandın
kesinbtisiz düşer vaziyet kalıyosun :)
hehe

öperiiiiim seni de kuzuyu da :)

ŞuŞu dedi ki...

yahu yaz güneşi şimdi fark ettim ki ben senin yazdıklarını okurken farkında olmadan sanki bir yere yetişecekmişim,yada hemen okuyup kapatmalıyım yoksa yazı kendini imha edecekmiş gibi öyle bir süratla okuyorum ki:D
Acaba sende bunlara benzer bir ruh hali içinde yazıyor olabilir misin ki?:)

Bu arada ufaklığa çokk geçmiş olsun bizimki de fena hasta:(

Yazgüneşi dedi ki...

Şuşucum aynen ayne
arada atlamayım ne yazacağımı unutmayım diye bi yazıyorum ki sorma :)

kıyamaaaaam hemen iyileşsin
benimki de bana sattı
beta olmuşum bu yaşta
dün geberiyorum sandım 39.5 ateşi görünce doktor bana inanamdı nası ayaktasın diye.. it canölı olmak da ii diil bazen
raporluyum azıcık ayaklanınca bakiim ne var ne yok nette dedim