16 Temmuz 2011 Cumartesi

-her kapı kendine kapanıyor aslında-



Eski bir balıkçı köyünün eskimiş sokaklarını adımlarken kadın, aklından kapıların ardındaki yaşamlar geçiyordu.... Kimi süslemişti kapısını alıyla, yeşiliyle, mavisiyle, bir diğerinin çöpten çocuk resmi vardı kimbilir kimin çiziktiriverdiği üzerinde, kimi derip sağda solda ne bulduysa çatıvermişti işte öylesine... kimi demirdendi, korunaklı... kimbilir ne kıymetlileri vardı ki ardında bunca güvenlik aramış diye geçiriyordu kadın içinden... Belki üç-beş tahta parçasının bir araya getirilmesiyle derilip çatılıverilmiş olanın ardında pahada daha ağır gizler vardı da o kapının sahibi kalenderdi, demir kapınınkince pimpirikli değildi olur ya... Herkesin bir şeye verdiği kıymet ölçüsünde biçilmez miydi o şeyin pahası aslında?

İnsanın kapısı insanı kendine döndüreniydi bir anlamda.. Kapatıp çekilince kendi dünyana, bırakınca dışarıyı o kapının ardında, işte o vakit ne ise o olmuyor muydu insan... Ha kendi kapısının ardında bile kendi olamayanları tenzih ederek kuruyordu elbette bu cümleyi kadın kafasında...

Eski bir balıkçı köyünün tozlu sokaklarını arşınlarken kadın... oradaki o sadeliği çekerken içine ... zaman donup kalmış hislerine kapılıp bir tatlı huzur alıyordu kadın o basit, o sıcak, o ne ise o köy sokaklarından...

Tek tek göz atarken iki göz-üç göz mütevazi köy evlerine, dalıp giderken dış dünyaya kapattıkları kapılarına
-her kapı kendine kapanıyor aslında-
diyordu kadın
kendine
sadece kendine.....

9 yorum:

Kaymaklı Kadayıf www.banabirmasalanlat.com dedi ki...

Hoşgeldin:))

nil dedi ki...

"Kapatıp çekilince kendi dünyana, bırakınca dışarıyı o kapının ardında, işte o vakit ne ise o olmuyor muydu insan"

insanın kendi olmasına izin verilse keşke, sorgusuz, sualsiz...

özdemir asaf'ın sanırım aldığım ilk kitabıydı, "bir kapı önünde" onu anımsadım şimdi.

bir de daha çok, daha çok fotoğraf yazgüneşim :)))

Yazgüneşi dedi ki...

@sinemcanım :)) hoşbulduuummmm..

@nilim mavim... olamıyoruz değil mi kendimiz dilediğimizce..
hani elimden geleni yapıyorum bu konuda ya işte...
neyse..

tamam fotoğraf ;) söz

derindenizbaligi dedi ki...

Ben bu dünyaya yanlış gelmiş olacağım ben
Ben öyle her insandan,
o kadar uzağım ben
Yine bu gözlerimdir okşanacak şey arar
Yoksa içimde başka bir dünya hasreti var
Uyanır gibi birden bir korkulu rüyadan
O içimden sevdiğim, benim olan dünyadan
Bir ses bana:
'Gel! ' dese, ben o sesi işitsem Kimsecikler duymadan
bir kapı açıp gitsem

Yazgüneşi dedi ki...

derindenizbalığım, iyikim, candostum... aç bir kapı ve gel... benden taraf.. cansın sen

beenmaya dedi ki...

kapılar kapanmak içindir, diyordu adını hatırlayamadığım bir şair. isteyen çıkıp gitsin diye...

Yazgüneşi dedi ki...

ve de açılmak içindir de diğer yandan mayam bence..
istediğimizi içeriye buyur edebilelim diye..

ha aklımdayken
buyurmaz mıydın kapımın ardına :)))

Elif Gizem dedi ki...

en sevdiğim şarkılardan biri geldi aklıma:
"Her aşk kendini yaşar, çaldığın kapı kapanır sonunda..."

mükemmeldir kuzum. dinlemediysen mutlaka dinle. fotoğraflar yine harika.

http://www.dailymotion.com/video/xilvt1_cem-adrian-husnu-arkan-kucuyum_music

Yazgüneşi dedi ki...

Ahh KÜÇÜĞÜM bilmem mi...
sevmem mi..

sende bir de Ezgini Günlüğünden dinlemelisin mutlaka... ama mutlaka

http://www.youtube.com/watch?v=n3qMG7eSUpE

Bugün güneş doğmayacak
Bugün sen çok öleceksin
Biraz düşlerine eğil
Orda birşey bulacaksın
Bugün unut mavileri
Çiçeğe su verme unut
Biraz daha sen olursun
Kalbindeki rengi büyüt
Her aşk kendi içinde yaşar
Çaldığın kapı kapanır sonunda
İçinde bir sen bulursun
Büyümüş anlamış yorgun

Ah aman aman KÜÇÜĞÜM
Bu yol sana gidiyor

Senin küçük baharında
Unuttuğun birşey var
Gelir geçer sokaklardan
Sokaklara girer çıkar
Mavi penceresinde gün
Telaşlı rengarenk kuşlar
Kanallarında birgün
Düşlerine konar kalkar