6 Ekim 2011 Perşembe

Sahipsiz sana kurduğum cümleler...

Hor görüyor yok sayıyorsun
Sırf seviyorum diye... sırf sevdiğimi söylüyorum diye..

sana kurduğum cümleler asılı kalıyor atmosferde.. salınıyorlar sağa sola sahipsizce...
başkalarınca sarfedilen her kelimeye verilecek cümlelerce yanıtın varken, onca cümleme yok tek kelimen bile...
sırf seviyorum
sırf sevdiğimi dürüstçe söylüyorum diye

sana duyulan sevginin ne denli eşsiz olduğunu göz ardı etmeyi tercih ediyorsun.. -eşsizliği benim sevdam diye değil hayır...
her sevda eşsizdir diye..
her sevda değerlidir, kıymetlidir... sevene...-

sen benimkini hor görüyorsun
sırf açık kalplilikle itiraf ediyorum diye...

sana yönelttiğim cümlelerim asılı kalıyor atmosferde
sahipsizce

zamanı geldi belki de...
önce zaptetmeyi öğrenmeli sana sarf olmaya heyecanlı kelimeleri içimde..
sonra
usulca toparlamaya başlamalı boşlukta kalakalıveren sahiplenilmeyen sözcüklerimi geri heybeme...

vakitlerden gitme vakti belki de..
düşüp "istenmediğin yerden uzaklaş" diyen sesin peşine..

bir anlık cesarete amade....

14 yorum:

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

harika...

derindenizbaligi dedi ki...

kadınlar susarak gider...

çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir.

kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar. bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar. sonunda pes eder adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır. genellikle ne cevap alır? abuk sabuk konuşma! gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez.

bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur. daha önemlisi, o adamı hala seviyordur.

kadın susarak gider!
en önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir. o gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir. kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir. her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider. ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır. bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir.

c. süreya

Oykuuuu dedi ki...

çok güzel yaaaaaa :)

duygu dedi ki...

açık yürekli olanlar, yalnız ve açık yürekli olmaya mahkumdur herzaman...
tıpkı bir öğretmen gibi kalpler, parmak kaldıranlara inat, hep dersten anlamayanları seçer...
olsun... amaç değil belki öğretmek ama yinede gelirler belki dize...
usanmak yok ama yinede..

Yazgüneşi dedi ki...

Aynur; ne kadar pozitif elektirik yüklü bir tek kelime...sevindim beğenmene :)teşekkürlerimle

Balığım; imzamı atarım buna hem de bin kere...

Oykuuuu; ne sıcak yorum.. teşekkürlerimle

duygum; belki de daha iyidir gelmemeleri dize..
kimbilir

belki de

"her gün bir şey daha biter giderek acı vermez biten şeyler
kayıtsız bir razı oluş başlar
sıradan izler bırakır en tutkulu aşklar...
aldırma deli gönlüm giden gitsin sen şarkılar söyle içinden..."

kuzguni dedi ki...

oysa adam..

ilk kez böylesine sevilmenin, sevildiğini böylesine içten duymanın coşkusuyla sağırayazmıştı k'adın "git"meden çok önce..

dilsizleşmişti hissettirmeden..

oysa adam..

ozgurtamsen dedi ki...

Açık kalplilikle yapılan itirafların bedeli, acısı, yarası alınan yaşlarla bile eksilmiyor mu? Bu korkuyla; söylenmek istenen bunca güzel sözün, itiraf dolu sözün bizimle beraber sonsuzluğa gidecek olmasını bilmek ne kadar üzücü. Sevgiler...

Yazgüneşi dedi ki...

@kuzguni;
oysa adam bir gülüverse
sadece hafifçe gülüverse..
feda edecekti kadın neyi varsa..
oysa kadın ne kadar baktıysa da yüzüne adamın.. bulamadıysa tek bir kıpırtı... darmadağılmaktan yorulduysa lime lime

oysa kadın...

@ozgurtamsen,
ve en kötüsü
söylendi mi kıymeti kalmıyordu hislerin
saklandı mı kadına yük oluyordu
kadın sıkışmış kadın darmadağın
kadın kanıyordu...

kuzguni dedi ki...

öleyazmıştı öyleyse kader onlarınkini..

kadın oysa, adam o değildi besbelli..

hak verdim öyleyse..

kadın, hoşça kalsın diye

Yazgüneşi dedi ki...

öyleydi
kadın oydu adam o değildi..
oysa da reddedendi "o"luğunu
kadın hoşçakal(a)madı
kadın kal(a)madı....

öleyazan kader değildi...

kuzguni dedi ki...

duydum ki boya kalemlerini kal'a'mayanlara miras bırakırmış ebemkuşlakları..

çoğalsınlar diye..

gül'eyazsınlar diye..


-kadın.. şimdi değil belki..ama sonrası var ya..-

Yazgüneşi dedi ki...

ve kadın giderken başaını kaldırıp gözünü daldırıp uzak ufuklara
göz kırptı ebemkuşaklarına
miraslarına sahip çıkacağı bir gün yeniden gelir umuduyla
'gül'meye mecali yoktu ya
umudut yitmezdi kalp attıkça
gün gelirdi kadın yine gül'eyazardı
olur ya...

crazywomanrosemary dedi ki...

walla yazın kadar, yorumcuların yorumları da güzelleştirmiş bu post yazısını eline sağlık diyorum

Yazgüneşi dedi ki...

teşekkür ederim..
özel
çok özel bir post oldu gerçekten
yorumların eşliğinde
teşekkür katkısı olan herkese