18 Aralık 2011 Pazar

tembel pazar

bir pazar günü..

hastalık - yorgunluk - bitirilecek ufak tefek işlere takılan kafa

olunca elde

bir program yapılmayıp kalınır ise evde...

buna rağmen kış güneşi kısacık bir anlığına da olsa

o güzel yüzünü gösterirse

çekirdek ailecek evin 3 adım ötesindeki parka gitmemek olur muydu?

hele ki evde bir adet "ip atlama saplantılı" altıbuçukluk var ise

















ama hep de ip atla ip atla olmaz ki değil mi ya
biraz da ipi koyup kenara


sallanmak lazım

mevsimlerden kış da olsa....

sonra yorulunca hafiften de rüzgar sarsmaya başladıysa

gidip hemencik köşecikteki pastaneye

bir milkshake keyfine

hayır demek çok da kolay değildir bence....




ve akabinde

yaslayıp kafayı güneş vuran pencereye

doyulur mu hayallere dalmanın keyfine....



Dipteki not: Fotoğraflar: -tabi ki yine- neslihan karayakaylar tamyaman

5 yorum:

ekrem dedi ki...

keyifliydi...

kancule dedi ki...

bana kış günlerinin cocuklugunu anımsattın. öyle sakin ve huzurlu..
ne güzel..:)

Yazgüneşi dedi ki...

ekrem; :))

kankule; çocuksan eğer mevsimin önemi yok değil mi, eğlenmenin ve bundan zevk almanın bir yolunu hep buluyorsun ve belki de bu yüzden ben hep izleyip kızımı seviyorum ona öykünmeyi... hep öğretecek değilim ya ona zaman zaman da anımsıyorum işte onunla

Lô - Lâ dedi ki...

masumiyetin oykusu ve portresi .. her zaman ki gibi saf ve berrak ..

guzeldi sevgili yazgunesi .. icii isitti : )

Yazgüneşi dedi ki...

teşekkürler sevgili Lô-Lâ :)
hep böyle masum kalabilse insanoğlu...
keşke..