30 Mart 2012 Cuma

kuyruğu düğümlü tilkiler....

Ellerim üşüyor... çay bardağımı sıkıca kavrayarak ısıtıyorum. Bu sene kış gitmek bilmiyor...Kırkıma ramak kala yaşam yorgunluğu iyice omuzlarıma çöküyor... Radikal kararlar arefesinde zihnim, ne tarafa doğru gitsem diye bocalarken verilmesi gereken onca karar, yapılması gereken nice iş varken benim elim kolum kalkmıyor...
Bahar göstermişken yüzünü hava bir ısınıp bir aniden soğuyor...
Şimdi ha yağdı ha yağacak.. serin mi serin üstüne üstlük ya benim ellerimden başka hiçbir yerim üşümüyor... Tuhaf bir uyuşukluk var üstümde; yapışıp kalmış sanki, silkelesem, silkelensem de... gitmiyor..
Kafada düşünceler kırk tilki gibi gezer de , kırkının da kuyruğu birbirine değmez ya hani.. Benim kafamda ipi topu 5 bilemedin 10 tilki dolanmaya kalkıyor hepsinin de kuyruğu ilk hamlede diğerlerininkiyle kördüğüm oluyor...
tilkiler beynimin içine külçe gibi yığılıp kalıyor....

 fotoğraf: neslihan karayakaylar tamyaman / ankara - 2010

2 yorum:

Nehir İda dedi ki...

Tilkileri değdirmeden gezebilenlerden olmadığın için mutluyum:)
Onlar garip bir tür.

Yazgüneşi dedi ki...

haklısın Ebrucum
nasıl beceriyorlar bilinmez
senin tilkilerin de düğüm değil mi kuyrukları ...