25 Ocak 2012 Çarşamba

Ben bu aralar denizli bir şehrin kadını olayım istiyorum...

“…
ama yine de ancak denizli şehirlerde kendi başına kalır insan. Çünkü yüzünü denize dönebilirsin. Böylece sırtını çevirirsin kalabalığa. Denizsiz şehirlerde ise nereye dönsen insan,nereye dönsen.
O yüzden işte, iyi geçinmelidir birbirleriyle, denizsiz şehirlerde kişiler. Denizli şehirlerdeyse, insan yüzlerine çarpmadan da yaşayabilir isteyenler.
İn, in denize. Yüzünü denize dönersen çünkü, sırtını dönersin arsız kalabalığın kişilerine. Ancak denizli bir şehirde kalabilirsin kendi başına. Denizli başına.
…”

diyor Ece Temelkuran Kıyı Kitabı'nda

İşte ben de tam bu sebeplerle çekip gideyim deniz kıyılarına istemekteyim bu aralar...
Çünkü hiç kimse ile iyi geçinmek istemiyorum...
kimseyle yüzyüze gelmeden
yüzümü dönüp kış güneşine, dalıp denizle göğün kesiştiği ufuk noktasına, saçlarımla dans ederken iyot yüklü rüzgâr tamamen kendimle başbaşa kalıp, kendimi dinleyeyim, ruhumu sağaltayım istiyorum..

hani içmem normalde ama
bir sigara bile tellediririm belki öylece izlerken denizi, yarısından çoğunu da rüzgâr alır götürür zaten o sigaranın...

denizli şehirlerin insanları
tam da bu yüzden huzurlu belki...
iletişmek istemediklerinde yüzlerini denize dönebilme lüksü var ya, kalabalıkları artlarında bırakabilme ayrıcalığı
huzur veriyor olsa gerek bünyelerine...

ben bu aralar hiç insan yüzü değsin istemiyorum gözlerime... hiç konuşmayım istiyorum...hiç kimse konuşmasın istiyorum.... hiç dinlemeyim, duymayım..

bu aralar daha çok istiyorum toplayıp pılıyı pırtıyı göçmeyi denizli bir şehire..

ben bu aralar gitmek istiyorum....

bu aralar ben.. en çok denizli bir şehrin kadını olayım istiyorum...

4 yorum:

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

sakinleştirici etkisi o kadar büyük ki...

Yazgüneşi dedi ki...

BİLMEM Mİ.........

derindenizbaligi dedi ki...

ben de istiyorummm...deniz kıyısında yaşamak istiyorummmm =O

Yazgüneşi dedi ki...

eveeeet gidelim buralardan dayanamıyoruuuuum