28 Ocak 2012 Cumartesi

Şurdan burdan, şimdilerdeki benden...

bu aralar depresyonik ruh hallerini abarttım sanki...
kışın sert geçmekte olmasının bunda ciddi büyük etkisi olduğu kesin
ve daha başka etkenler de elbette
yorgun hissediyorum
ve biraz da kırgın...

insanların ne kadar duyarsız ve bencil olduğunu bilmiyor değilim, ama kendimce güvendiğim insanlardan birisi bu gerçeğin altını kalın kalın ne zaman çizse her seferinde yeni bir kendimi sorgulama sürecine giriyorum... Güvenmemek gerekli diyorum kendi kendime, bu defa son diyorum, bu son yanılgı diyorum
ama her seferinde bir başkasına yeniden güveniyor
yeniden yanılıyorum....
kendi çıkarları gündeme geldiğinde insanların nasıl acımasızca karşımdaki ne hisseder ki diye düşünmeden kendi egosu için hareket ettiğini görünce hala kırılıyorum. Yaş 39 nokta 5 ve ben hala aynıyım...Bundan sonra da değişemeyeceğim galiba...
Değişmeyi de istemiyorum aslında.. Çünkü inatla güvenmeye devam ederken insanlara ve değer vermeye.. Hayatıma girenlerin yarıdan çoğu güvenimi alt-üst ederek beni de ters-yüz ettiklerini umursamayarak ellerini kollarını sallayarak rahatça artlarına bile bakmadan çıkıp giderlerken hayatımdan az sayıda da olsa güvenimi hak eden, varlığı varlığıma varlık katan insanlar kalıyor avucumda... Bu bir avuç insanm için değer aslında diğerlerinin verdiği acıya...
Hayat işte bin çeşit insan var kim nedir bilinmiyor, baktın mı adam sanıyorsun, içini dışını gördüm işte bu sağlam diyorsun... işte bu olmuş diyorsun.. gün geliyor nasıl da ham olduğu gerçeği ile yüzleşebiliyorsun, midene oturuyor hamlıktan, karnını ağrıtıyor fena halde
öyle ki midenin tam ortasına okkalı bir yumruk yemiş gibi kıvrılıp kalıyorsun bir süre.. öylece iki büklüm
geçiyor sonra
hayat devam ettiği sürece her şey geçiyor... anı defterine iz bırakarak da olsa geçiyor gidiyor..
elinde kalanlara şükrederek devam ediyorsun yola..

dedim ya bu aralar pek depresifti ruhum..
fotoğraf çekmeyi dahi istemeyecek kadar... ki beni bilen bilir fotoğraf berbat bir zamanımda cankurtaranım olmuştur benim
koydum makineyi kenara
mayalansın biraz, zorlamanın alemi yok değil mi ya...

çıtır çıtır şiş sesi iyi gelir depresif ruh hallerine, hele ki kış günlerinde yumağa sarılı ipin şişlerden geçip vücuda gelmesi bir şeye benzemesi iyi hissettirir insana
ruhu sağaltan bir terapidir örgü örmek aslında
deştim yünleri şişleri geçen gece
başladım çıtır çıtır çıtırdatmaya
bakalım ne çıkacak ortaya..
işe yarar bir şey çıkarsa paylaşırım burada :))



ha bir de
güneş açtı bugün
daha iyiyim o yüzden..
belirteyim dedim....

3 yorum:

crazywomanrosemary dedi ki...

HAH ŞİMDİ OLDU! Güneş varsa sende kesin pozitif duygular ayaklanır..kış sendromu bir tek güneş ışığıyla atlatılıyor..

ha bir de TERS YÜZ EDİLME sözcüğü beni gülümsetti..benim crazy yanım derki;toprak bile ters yüz edilince verimi artıyor ürün kalitesi yükseliyor..Varsın yaşamda da böyle şeyler olsun ki iyilikleri güzelliklerin tadını alalım canımcım..;))

derindenizbaligi dedi ki...

örgü örmeyeli ne kadar uzun zaman oldu Yazgüneşi, özendirdin bak şimdi ! Şişler ve yün ne kadar davetkar görünüyor ;)

bir de,

güzel günler göreceğiz, güneşli günler,
motorları maviliklere süreceğiz
;)

Yazgüneşi dedi ki...

crazy cimmm ne kadar harika bir yorum olmuş
ters yüz edilmeye karşı bakış açın o kadar iyi geldi ki bana..
varsın tersyüz olalım haklısın
olalım ki verimimiz artın :)
kucaklarım..

bitanesim balıkım örelim karşılıklı oturup çıtçıtçıt

bi de
sürelim motorları maviliklere...
güneşli günlerde :)))
öptüm.