26 Eylül 2011 Pazartesi

Uykunun alacakaranlığına kayarken....

Minicik bir bebekken Defne
onu uyuturken
kendimden bir şeyler anlatırdım
masal desem değil, öykü hiç değil
Usulcacık varla yok arası bir ses tonu ile gitgide azalan bir tını eşliğinde
kızım da usul usul azalan tınıyla birlikte usul usul kayardı uykunun huzurlu alacakaranlığına...
anlıktı o anda uyuturken minik ellerini okşar güzel yüzünü hayran hayran izlerken uyduruverirdim her seferinde faklı bir kurgu kafamdan
yazmazdım
aklıma geliverdiğince
bir gün
sonraya anı kalsın diye
Defne uyuduktan sonra not etmişim aklımda kaldığınca bir tanesini..
Unutmuştum bu ritüelimi, iyi ki kaydetmişim yani..
Ortalık toplamaktayım ya yavaştan ama derinlemesine..
katlanmış bir kağıt parçası düştü defneye yazdığım defterin arasından hafta sonu
açtım baktım bu
paylaşmak istedim..

bunları çoğaltmalı belki de
saçma saçma sonu "evlendiler ve ömür boyu mutlu yaşadılar" yalanıyla noktalanan masallar yerine
bunlarla uyuttum bebecikken kızımı
iyi ki de....



Usulca yumuyorsun gözlerini, öyle birdebire kapatıvermiyorsun... Yavaş yavaş...
sanki gözkapakların ağırlaşmışta, kapanmaya meyletmiş gibi
hayal et şimdi
bembeyaz bir kayığa binmişsin ve masmavi bir gölde ilerliyor kayığın.. rüzgâr yok, yaprak kımıldamıyor, ilerilere çevirirsen bakışlarını göreceksin göl çarşaf gibi..
kürekçinin ritmik hareketlerle küreği suya her daldırışında çıkan ses huzur yayıyor tüm benliğine...
Göz gezdirdiğinde etrafına
hayır hayır...
gözlerini açarak değil
hayalinde göz gezdir etrafına, o sandaldasın o gölün üzerinde...
hah işte öyle..
alabildiğine yeşillik, oramanlık bir arazi...
kuş cıvıltıları eşlik ediyor küreğin suya dalıp çıkarken çıkardığı sese
şlap
şlap
cıvıl
vıcır
şlap
cıvıl
şlap
vıcır.....
.
ve sen
yeşille mavinin ortasında
bembeyaz sandalında
kuşlar kadar hürsün
huzur dolu ruhun
kürek suya her dalıp çıkışında alıp götürüyor içinde seni tedirgin eden ne varsa...
tüm yorgunluklar, ağrılar.. hırslar
ne biriktiyse ruhuna
alıııp götürüyor damla damla damla damla....
arınıyorsun usulca..
küreğin her dalıp çıkışında sağa sola sıçrayan damlalar yıkıyor seni gerginliklerinden negatifliğinden..
yavaştan kayııııp gidiyorsun
uykunun o ılıcacık sarmalayan.. o eşsiz
o tarifi imkânsz rahatlığına.
şlap
şlap
pişşşş pişşşş pişş
şlap şlap şlap
şşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş.....

12 yorum:

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

nefis :)

derindenizbaligi dedi ki...

ninniden daha güzelmiş, okurken uyuyasım geldi. mesai saatlerinde böyle postlar yayınlamasan diyorum =D

Nehir İda dedi ki...

Eminim bu farklılık yansıyor Defne'ye. Farkında olan çocuklar yetişiyor iyi ki.
Güzel annesin yüreği çok güzel.

duygu dedi ki...

meditasyon yapıyorsun kızınla bitanem...
ne huzurla dalıyordur uykuya. belli, ne kadar akıllı çocuk olduğundan...
sen harika bir annesin, eşsiz bir dost olman gibi..

ekrem dedi ki...

harika...harika...harika

Yazgüneşi dedi ki...

Bahar; Öperim kocaman :))


balığım; az sabret seni de uyutcam bööle bursa da mis mis mışıl mışıl

ebrucan; defne farklı bir çocuk o kesin
ama bu iyi mi kötü mü inan muamma o güzel yürek dediğin
senin güzel gözlerine yansıyan güzel yüreğinin görüşü tatlım.. teşekkür ederim ..

yürekyarım.., iyikim seni seviyorum candost
öle işte
annadın sen :)


ekrem; bu aralar moralitörüm dedim miydi sana :))))))

ekrem dedi ki...

evet evet bu kelimeyi bir yerden hatırlıyorum:)))

Yazgüneşi dedi ki...

;)))

two dedi ki...

kocaman bir hayalgücü olmalı şimdi defnenin.

:)

Yazgüneşi dedi ki...

two; tamamen haklısın ;)

nil dedi ki...

tam da bu saatte... tam da bitse de gitsek derken... yatak gözümde tüttü olacak iş mi :)) senin bu toplanma işi ne güzel hazineler çıkardı ortaya :)

Yazgüneşi dedi ki...

yalnız ev de çöp ev gibiymiş :)
kazdıkça neler neler çıktı değil mi :))))